Evet başlık tam da okuduğunuz ve anladığınız gibi (anlamayan çarpıya basarak sayfayı kapasın pls.)

Beceren ve becerilen işte bütün mesele bu!

Şimdi size kadın nedir diye bir şey sorsak hepiniz bülbül olur, öve öve bitiremezsiniz. Neden? Çünkü kadın doğurur, üretir, kadın sever iyileştirir, geliştirir, kadın pişirir – doyurur, yoktan var eder, merhamet  eder. İki yumurta kırmayı bilmeyen erilin yanında kadın beceriklidir ve tabii becerilir (itinayla).

Ne diyo bu ya mı?

Şunu diyorum; tüm bu güzel mahiyetler için kadının filmin sonunda aldığı tek ödül becerilmektir. Gerçek şu ki; bir çok zavallı kadın sevmeyerek, hissetmeyerek, kendisine ne yapıldığını dahi bilmeden bugüne kadar itinayla becerilmiştir. Üstelik bu fiil yalnızca bir eril tarafından değil çoğu zaman kadının ailesi, hemcinsleri, dostları, kapitalistler ve siyasetçiler tarafından yapılmıştır ve yapılmaya da devam edecektir.

Örneğin artık birbirini beceren kadınlar bulunmaktadır onları yüksek plazalarda kolaylıkla görebilirsiniz ama bu ayrı bir konu ve benim o konuyla şu an işim yok.

Doğru kadını arayanlar elime mum diksin onlara işin formülünü vereceğim. İşi olmayanlar da dükkanın önünü kapamasın!

Formül basit; Becerebilen ve Becerilen Kadın

Becerileni anladık onu zaten yapabiliyoruz becerebilenden kastın ne diyorsanız hemen söyleyeyim; sizi ağına düşürebilmeyi ve orada tutabilmeyi becerebilecek olmasıdır sonrasında zaten top sizde itinayla…..

Saçmalık mı?

Sizsiniz saçmalık! Sizin fikirleriniz kadına bakış açınız asıl saçmalık!

Sizler kadına baktığınızda bir anne, bir eş, işe yarar akıl, ideal görmek istemiyorsunuz; koca popolar, koca göğüsler, dudaklar bilmem neler.. Ama gözünüz aydın! Çoğu sevgili hemcinsim sizin bu isteğinize cevap vermek için harıl harıl çalışıyor.

Ne mutlu size ki çantasında bir kitap olmayan, soğan doğrarken gözleri yaşarmayan, sistemden şikayetçi dahi olacak kadar fikir sahibi olmayan hatunlar kendilerine silikon basıyorlar ve ortalıkta copy paste gibi dolaşıyorlar. Zannediyorum artık yavaş yavaş filmin sonundaki tek ödül kaderine razı olmuş durumdalar. Arz talep eğrisi doğru orantılı; işler yolunda!

Peki ya arada kalan kadınlar? Onlar ne yapıyorlar?

Onların kalbi kırık, saçları kısa, ruhları hasta.. Kimi hedeflerine koşuyor, kimi daha yeni terfisini aldı, kimi toprağı ekip biçip onunla sevişip ondan çocuk yapıyor, kimi altında yüzlerce insan çalıştırıp yönetiyor, kimi yılın iş kadını, kimi mahallesindeki koca ağaçlara yünden renkli renkli kılıflar örüyor…

Aksini iddia edemezsiniz kadın erkek ilişkisi dünyada korkunç bir hal almış durumda. Mars’ta durumlar nasıl acaba? Ayrıca  “lütfen yeni bir gezegen bulunsun” diye de sevgili yetkili abilere buradan seslenmek istiyorum. Mars örneği baydı artık. 

Demem o ki;  kim kimi becerirse becersin ama lütfen çocuk yapmasın. Bence bu leş sistemin sonu insanoğlunun artık üremeyerek türünün yok olması ile gelecek. Ya da öylece durup düşünebilen robotları mı beklesek?

Bu posttan hoşlanmayan ve sürekli o çirkin kelimeyi kullandığım için tilt olanlarınız mutlaka olacaktır ama ünlü bir twitter düşünürünün de dediği gibi ” burası benim ütopyam” canım ne isterse yazarım..

Mesela hep ” lanet olası federaller ve overlok makinesi ayağınıza geldi” yazmak istemiştir (yazdım rahatladım)

Sevgili arada kalmış, ne becermeyi ne becerilmeyi bilen hemcinslerim yakın sigaraları! Sizlere sağlam bir şarkı dinleteceğim;