Yalniz kaldığınız zamanlarda ne kapi ziliniz çalar ne de telefonlarınız…

Yemek yedeğiniz masada servis hep tek kişiliktir. Geçtiğiniz kalabalık caddeler, bindiğiniz tıka basa dolu metrolar aslında hep tek kişiliktir diğerleri hep bir yanılsama, başka bir evrenin gölgeleridir. 

Akşam işten çıkıp bir arkadaş toplantısına veya bir aile yemeğine yetişme gibi bir acelen olmaz. Sen gelmeden yemeğe başlamayacak kadar seni düşünen birileri yoktur hayatında.. 

Anahtırını evde unutma gibi bir lüksün olmaz. Akşam döndüğünde kapının diğer tarafında açacak kimse yoktur çünkü…

Bunca yalnızlıktan kurtulup güzel bir düş görmek ümidiyle gözlerimi kapıyorum, içinde olduğum rüyada bile yalnızım. Hüzünlü, eli ayağı olmayan bir varlığım. Ama kalbim var sızlıyor çünkü seziyorum, gözlerim var doluyor çünkü ağlıyorum.

Kalbi acıyan ve ağlayan bir pencereyim rüyamda. 

İlk baharda yeni tomurcuk açmış ağaçlara bakan pencere olmak isterdim ama üstünden mutsuz, yorgun ayakların geçtiği kaldırımlara bakan bir pencere olmuşum. O kadar alçaktayımki ayakların taşıdığı yüzleri istesem de göremiyorum. Adımların şeklinden anlamaya çalışıyorum insanların mutsuzluğunu.. 

Adımlar hep aceleci,telaşlı ve endişeli oluyor. Çoğu tahammülsüz, çoğu hırslı, çoğu küskün… 

Bazen bir kadın yürüyor, incinmiş… Hıçkırıklarından anlıyorum ağladığını. Gidecek yeri olmayan adımlar atıyor tanıyorum. Benim de ayaklarım aynı adımları atmıştı çünkü …

Yüzlerini görmesemde mutlu olduklarından emin olduğum ayaklar hep çocukların oluyor. Seke seke, zıplaya zıplaya ya da ağır ağır..

Çok küçükken ve çok yaşlıyken ağır oluyor adımlar, sakin endişesiz. 

Uyanıyorum sonra rüyamdan. Kendi adımlarımı düşünüyorum; çoğu zaman koşuyorum, haksızlığa yakalanmaktan korkuyorum kaçıyorum.. Sonra hep hızlı, aceleci.

Peki nereye kime yetişmeye çalışıyorum? Verecek hiç bir iyi cevabım yok. Beklenmediğim bir yere, hiç varamayacağım bir hedefe yetişmeye çalışıyorum belki.. 

Belki bir arkadaş toplantısına, belki de en sevdiğim yemeklerin oldugu yemek için beni bekleyen bir aile yemeğine…

Yalnız kaldığınız zamanlarda ne kapı ziliniz çalar ne de telefonlarınız..