Etiketler

, , , , , ,

Çocukluğumdan bu yana okuyup okuyup büyülendiğim bir masal.. Deniz kızı masallarından sonra tabii. Hala zaman zaman açar okurum çocukluğumdan tat getirsin azıcık huzur olsun diye. Sevgili Cinderalla’nın o muhteşem camdan ayakkabılarını parıltılı elbisesini kaç kere üzerimde hayal ettim bilmiyorum. Bu yazı da galiba kendisine çok fazla kafayı taktığım için çıkıverdi ortaya 😀

Masalı bilmeyen mi var? 

Prensle evliliğe giden apaçık bir yol bu yolda senden yana olan sihirli bir peri.. Sihirli değneğiyle bir dokunuyor;  muhteşem bir elbise, camdan iki ayakkabı, harika saç baş fıstık gibi bir kız, görkemli bir at arabası.. Kız elini kolunu sallaya sallaya giriyor saraya ve işte o an! Parlasın yıldızlar başlasın dans!

Peki ya bu masal günümüzde geçseydi nasıl olurdu hiç düşündünüz mü? Dert etmeyin  ben sizin yerinize düşündüm (sanki hiç işim yok gibi bunu düşündüm).

Şayet masal günümüzde geçiyor olsa idi o kız o saraya elini kolunu sallaya sallaya giremezdi.. Neden mi? E kapıda izdiham olurdu da ondan. Düşünün günümüzün prens sayılabilecek sıfattaki gözde bekarı bir ilan vermiş tüm bekar, evlilik çağındaki genç kızları vereceği davete çağırıyor ve üstelik eşini bunların içinden seçeceğini söylüyor. Ay yazarken bile güldüm prens meraklısı hatunları düşününce 😀

Olacak izdihamı geçtim hani peri nerede peri? Bizde yok öyle peri meri hem biz aniden öyle bir doğaüstü varlık görsek balkondan atlarız korkudan. Diyelim ki peri geldi tanıştık ettik başladı bizi giydirmeye, gel gelelim beğenecek miyiz yaptıklarını? Biz periyi de çıldırtır kaçırtırız valla..

En fazla iki kankanı alır kuaföre gider saç makyaj sırası bekler sonra onların gazıyla görümce topuzu makyajıyla çıkarsın oradan. Tabii bazı ablalarımız topuz makyajla yetinmez çeşitli estetikler ve botoxlar günler öncesinden yapılacaktır uzun iş.. Böyle bir davete giderken giyecek elbise seçmek prensi evliliğe ikna etmekten daha zor ben size söylim. Kızların yarısı ne giyeceğine karar veremediği için daveti kaçıracak demedi demeyin.

c2

Neyse farz edelim bütün hazırlıklar bitti şanslı bir kızımız hali hazırda izdihamdan kurtulup kendisini içeri attı ve prensin dikkatini çekti (Allah çirkin şansı verdi). Hikayeyi biliyorsunuz bütün gece dans ettiler prens büyülendi falan.. Bizim masalda kızın annesi gece yarısını hele bir geçir bak sana ne yapıyorum diye tehdit ettiği için kız korkudan prensi de takmayıp kaçıp koşa koşa evine gitti. Kızımız biraz saflığından biraz da korkudan numarasını da vermeyi akıl edemedi o arada.( Anne korkusu tabii her şeyi unutturur.)

c1

Veee kaçarken stilettosunun tekini merdivenlerde düşürdü. Arkadan görevli bağırıyor;

“Abla yönetici ayakkabıları kapıda bırakmasınlar diyooo ” Bunu gören Prens arkadan görevliye seslenir;

“Ayakkabıyı bana getir!”

Kaçan kovalanır ya prens düştü kızın peşine koca şehir milyonlarca kız gel de bul şimdi.. İlkin emniyetteki adamlarına o gecenin mobese kameralarını inceletti ama kızın hangi taksiyle hangi araçla gelip gittiğini bulamadılar. Bence metro kullanmıştır ondan bulamadılar. O elbiseyle metroya binilmez tabii üstüne de bir şeyler geçirdiyse demek hepten görünmez oldu. Zaten onun çantada yedek ayakkabısı da vardır topuksuz düz babet..

E tabii prens bu,  para var adam var vazgeçer mi? Adamlarına emir verdi;  “gidin bu ayakkabının sahibi bulun! ” Adamlar twitter’dan instagram’dan ayakkabının fotoğrafını paylaşıp duyurular yaptılar, gazeteye ilan verdiler. 

c3

O gece davete gelen ve bu ayakkabının sahibi olan kızı/ kızları şehrin en ünlü oteline beklediklerini söylediler. İkinci bir izdihamda otelde oldu tabii kızlar yine doldu taştı kavga etti ayılanlar bayılanlar.. Ama kader bu ya ayakkabı sadece asıl kızımızın ayağına oldu ve adamlar kıza “siz o’sunuz sizi prensimize götüreceğiz ” dediler.

Peki günümüz Külkedisi ne dedi dersiniz?

“Anlamadım? Ben mi gideceğim onun ayağına? Yok daha neler!  Ona söyleyin daha sevdiği kadını ayakkabısı olmadan bulamayan biri prens olmuş kaç yazar? İnsan sevdiğinin ayağına kendisi gider adam göndermez, prens olmuş ama adam olamamış.. Prenses olmak için bir prense ihtiyacım yok ayrıca!” 

(mesajlar… mesajlar…)

Sadece günümüzdeki Külkedisinden değil masaldaki Külkedisinden de aynı cevabı beklerdim ama tabii bunu bu yaşımda düşünebiliyorum küçücükken her şey büyüleyiciydi.

Ve sonra hep merak ettim bu kız ne oldu ne yaptı?  Para, saray, prens mutluluk getirdi mi kaç çocuğu oldu, prens onu hiç aldattı mı? Siz hiç merak etmediniz mi sahiden? Belki biara da onu şeyaparız.

Şu an Grimm Kardeşler yazımdan haberdar olsalar mezarlarında dört dönüp beni lanetlerlerdi herhalde.

Yeri gelmişken bize ve çocuklarımıza  bir sürü muhteşem masallar bıraktıkları için yattıkları yerde onlara huzur dileyelim..

Teşekkürler Grimm Kardeşler ♥